14 Ekim 2018 Pazar

4 kişilik ailemizin yurtdışı seyahat çantası

Ailemiz genişledikçe , öyle sırt çantamızi alalım da bir seyahate çıkalım hikaye oldu. Hele de ailede bebek varsa, en çok onun eşyası oluyor. 3 yaşındaki kızımin hiç zahmeti kalmadığını anladım . Giyecek kıyafetlerini aldım o kadar. Ama bebeğe gelince işler değişti...

Öncelikle ben 1 gün önceden mutlaka çanta hazırlarım. Asla son dakikaya bırakmam. Çünkü eklemem cikarmam gereken şeyler mutlaka oliyor. İlk önce ne götüreceksem kendimden başlayarak yatağın üstüne koymaya başlarim. Sonra gerçekten ihtiyacım olmayan şeyleri ellerim.

Bu bizim ilk ailecek uzun yol seyahatimiz olacağı için herşeyi minimum seviyede tutmaya çalıştım. Bavulla başlayalim.....

Görüldüğü üzere bavul 4e bölünmüş durumda. Bir tarafta eşimle benim , diğer tarafta çocukların eşyaları var. Bu 11 günlük bir seyahat olacak . Buna göre ;
Bizim tarafta , kendime bir kot Pantalon, 1 kot etek, 1 hırka, 7 tane de farklı üst aldim. T shirt , gömlek ve body. Giderken de üzerimde kot Pantalon, t shirt ve kot ceketim olacak. İç çamaşırlar , pijama ve çorapları da bez torbama koydum. Bunların hepsi bavulun 1/4unu kapladı.
Eşime de 1 şort , 1 Pantalon, pijama , iç giyim ve 7 tane t shirt koyduk. İkimizin eşyaları bu kadar.
Çocuklara da hem kalın hem de ince giysiler koydum. Onları oralarda usutmek istemem. İşin özü , birbiri ile kombin yapılabilecek , mevsim geçişlerine uygun şeyler koymaya çalıştım. Mesela kot sortunu hava sıcaksa tek, hava serin olursa icin kilotlu corapla giyecek.

Diğer bir konu, ben her zaman yola çıkmadan giyilecek olan şeyleri de ayrı bir yere hazırlarım. Böylece evden çıkmadan tantana ya yer vermemiş oluruz. Aşağıda gördüğünüz üzere , bavulun üzerinde eşimle benim giyeceklerimiz , mor poşette de çocukların yolculukta giyecekleri var. Böylece evden çıkma saati geldiğinde herkes giyinip hazır olacak.

Evet şimdiye kadar en büyük problem olan giysileri yerleştirmiş oldum. Bunun dışında gidecek olan kozmetik vs. Eşyalar var. Bunlar için zamanında Madame Coco dan aldığım çantamı kullanıyorum. Çantanın içini de diğer çantalar ve poşetlerle düzenliyorum.

Mesela şu seyahat boy ürünleri almak yerine, 1 sefer seyahat kitlerinden alıp , içini her zaman kullandığınız ürünlerle doldurabilirsiniz.
Aşağıda yer alan kitlere sırasıyla, yüz yıkama jeli, şampuan , duş jeli koydum . Küçük kavanozlarda da kendi yaptığım doğal deo stick ( 1 tatlı kaşığı Hindistan cevizi yağı, 3 tatlı kaşığı karbonat, 3 damla aromatik yağ ), makyaj temizlemek için Hindistan cevizi yağı ve el kremi koydum.
Çocuklara şampuan olarak da esantiyon boy olarak verilen ürünü koyuyorum.
Bir küçük çantaya da geri kalan ıvır zıvır dolduruyorum. Dikiş kiti, dış fırça macun, parfüm, törpü, 1 oje, oje silme mendillerle, tırnak makası, ayna vs.





Ivır zıvır çantamda hazır. Bunu da bir sırt çantasına diğer ıvır zivirlarla birlikte koyuyorum. Bebek bezi, yedek ayakkbi ve terlik, bir de eşimin geçirdiği ameliyattan dolayı devam eden pansumaninin malzemeleri var. Hepsi toplam 1 sırt çantası ediyor


 Geriye bebek arabası kaldı. Bebek arabasını puseti olarak yanımıza aldık. Çünkü orda araba kiraladigimizda araba koltuğuna ayrıca para ödemek istemedik. Çantanın altta yer alan sepet kısmına kanguruyu koydum . Belki orda kucakta da gezmek ister. Bebek çantasını da aparatlariyla birlikte arabaya astım.

Bu arada bungalovda hazirlandigim için ortalık biraz dağınık , kusura bakmayın artık. Gelelim bebek çantasının içine. Bebek çantasını aynı zamanda kendi kol cantam olarak kullanıyorum. Çünkü her durumda her zaman yanımda. İcine kızım için 1 takım yerden kıyafet koyuyorum. Bez , ıslak mendil (aslında çok kullanmam ama lazım da oluyor . Alt temizliğinde saf pamuk ve su kullanıyorum ), alt açma var. On gözde de cüzdanım , not defterim, kalem, gözlük antibakteriyel jel vs.yer alıyor.



Evet , 4 kişilik , içinde bir de bebeğin yer aldığı ailemizin seyahat hazırlığı bu şekilde. Son halimiz aşağıdaki gibi. Daha minimali olabilir mi acaba ? Sanırım bebek büyüyünce o da olacak :) Ama şimdilik benim başarabildigim bu kadar.
Gece yolculuk var. Deneyimlerimi paylaşmaya devam edeceğim .....


8 Ağustos 2018 Çarşamba

Dikiş Dikme Tutkum

Bu blogda ilk olarak kızıma daha doğmadan diktigim kiyafetleri paylasmistim. O günden bugüne ben dikiş olayını kendime göre baya geliştirdim. Hatta sadece diktiklerimi paylaştığım bir Instagram sayfam bile var. @madebymelos sayfasında diktiklerimi görebilirsiniz.
Yıllar sonra gerçekten sevdiğim birşey yaptığımı hissettim . Dikiş dikerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Yaklaşık 3 yıldır burda dergisi kalıplarıyla dikiyorum . Ceketten pantolona, elbiseden mantoya bir çok şey diktim. Instagram hesabımda detaylı olarak da paylasiyorum.
Kumaslarsa tam bir tutku, onu da yine başka bir postta paylaşacağım.
Şimdi kendimi geliştirmek için modelistlik kursuna gidiyorum. Doğum iznimi boş geçirmiyorum yani. Hem bebegime bakıyor hem de kursa gidiyorum. Evet zor oluyor ama benim için belki de çalışırken son fırsat bu.

Dikiş dikmek hobi nin ötesine geçer mi ? İzleyelim görelim derim....

Merhaba 2.Kizim

Eveeeetttt yazmayalı yıllar olmuş gerçekten. Bunun nedeni bence PC yerine sürekli cep telefonu u kullanıyor olmam. Cep telefonundan blog yazmaya alışamadım ben. Ama sanırım yeniden başlayacağım.

2. Kızımız Mila aramıza katıldı. Ben de doğum iznime çıkmış oldum. Dünyanın bence en güzel duygusunu 2.kez yaşadım çok şükür.

Ablamiz normalde kıskanç bir çocuk ama mila yıl henüz kiskanmiyor. Doğum iznimi Bursa da geçiriyorum ve çeşitli kurslara gidiyorum. Bunlarla ilgili de bir sonraki postta detay vereceği . Şöyle elim alissin diye kısaca yazdım bakalım.


31 Ekim 2015 Cumartesi

Yeni Renkli ve Kısa Saçlar

Doğum izninden dönen her anne gibi ben de saçlarımı kestirdim. Zaten önceleri de hep kısa saç kullanıyordum. Ama doğumdan sonra saclarimda ciddi anlamda dökülme oldu. Bir de cocukla her sabah sac fonlemeyi gozum yemedi. E her gun topuz yapmaktan da sıkılmistim, kostum kuaföre.

Kestirmeden once instagramda severek takip ettigim @goncaceylandikici nin saclarina bayildigimi farkettim. Gok kusagi gibi rengarenk saclari cok ama cok hosuma gidiyordu. Ben de sacimin bir kisminda renkli bir seyler denemek istedim ve siparisi verdim. Ilk once sacimi acmam gerektigini biliyordum. Bu yuzden morfose marka 450 gr lik mavi acici siparis verdim. Sonucta istedigim renkler mor ve turkuaz . Boya olarak da Acacia Jeans Color un, Violet ve Turquose Breeze renlerini sipariş verdim. Yaklasik 1 ay once  Bursa da saclarimi Garnier in jel acicisiyla acmistim. O yuzden boyamayi yaparken ilk etapta acici kullanmadan  denemeyi yaptim.

Renkler tam istedigim gibi olmustu. Ancak sadece parlak gunes isiginda belli oluyordu.

Bu tonu cok begendigim icin kestirdikten sonra mor balyaj attirmak istedim. Cok belli olsun istemiyordum. Kendi mor boyami goturdum. Balyaji yaparken boyanin icine oksidan koymak istedi kuafor ama ben boyanin hazir oldugunu ve her hangi bir sey koymamamiz gerektigini soyledim.  Zaten istedigim oyle mosmor bir sac degildi. Sonucta islem bitti ama ben tam istedigim gibi olmasina ragmen tatmin olmadim. Cunku tonlar o kadar hosuma gitmisti ki boyle sakli kalmasinj istememistim



Bugun onelerine aciciyla birlikte uygulamaya karar verdim. En onden bir tutam alip morfose acici toz ve koleston un %9 luk oksidan ını kafama gore miktarda karistirip surdum. Folyoyla sarip acilmasini bekledim.


Yeterince sarardiktan sonra sac kurua makinesiyle kuruttum ve uzerine mor ve turkuaz boyalardan surup tekrar folyolayatak beklettim. Acici icin yaklasik 20 dk, boyanmasi içinse 2 saat kadar bekledim.  Turkuaz uyguladigim tutamlarda sadece sacimin uc kisimlarini actirdim ki hafiften degrade bir gorunum olsun. Sonuca bayildim ama umarim bankada sorun olmaz. Sonucta bugun dovmeli ve ucuk renk saçlı devler memurlari mevcut. Hem mor ve turkuaza nazaran platin sari benim gozumde cok daha uc renk....
Annem ve esim morun tonuna bayildi. Komple mor yapmamı soylediler. Fena fikir degil ! Annem uclara dogru olan turkiaz-yesil gecisleri de cok sevdi. Ben de bu renklere bayildimmmmm










23 Ekim 2015 Cuma

Çıtır Mantı

1 hafta sonra ise baslayacagim ama hala 40 bedenim. 1 haftada 34 bedene de dusemeyecegime gore rejim isini ise baslama tarihine erteledim. Malum evde olunca tv izleniyor. Arda Turkmen in de juri oldugu Ver Fırına  yi izlerken bir yarismaci citir manti yapti. Allahim nasil canim istedi anlatamam ! Buzluktan kiymayi cikarttim , o çözünene kadar Aylin le oyalandim sonra da www.ardaninmutfagi.com dan çıtır manti tarifini uygulamaya basladim.

Aylin hanim kah ana kucahinda , kah oyun halisinda oyalanarak yemek yapmama izin verdi 😊

Malzemeler :

Hamuru :
2 su bardagi un
1 yumurta
Yarim su bardagi su
Tuz

Ic harci :
150 gr kiyma
1 küçük soğan
Tuz ve karabiber

Sos :
Tereyag
Salça

Yapılışı :
Once hamuru yoğurup dinlenmeye biraktim. Bu sirada da ic harci hazirladim. Ic harc icin soganlarj rendeledim ve diger malzemelerle karistirdim.

Hamuru yogururken biraz daha un eklenebilir. Hafif sert bir hamur olacak.
Hamuru ikiye bolerek merdaneyle un serperek actim. Kucuk kareler kesip kiymali harci koydum. Hamuru biraz ince acmak gerekiyor cunku yagda kizaracak. 



Tavaya 1 corba kasigi tereyag ve bir corba kasigi sivi yag koyarak tereyagini eritiyoruz. Mantilari tavaya diziyoruz. Ben balık tavasini kullandim. Alt.ust yapmak daha kolay oldu. Ocagin altini az ve orta arasinda actim. Mantilarin altlari kizarinca tersini cevirerek salcali sosu yapmaya basladim.

Sosu icin salca ve tereyagini kavurdum. Cok az da su ekleyerek sosu tamamladim.
Mantilari tabaga aldim. Uzerine sarimsakli yogurt ve salçalı sosu ekleyerek tamamladim.
Kilolarima kilo kattim. Pişman degilim, harika oldu !!!


Ekim de Kaş

İse baslamama 1.5 hafta kala evin tadini cikartip disari cok fazla cikmiyordum. Esim eve gelmeden once arayip hazirlanmamizi soyledi. Aylin in cantasini hazirladim ve gunesin tadini cikartmak icin evden ciktik.

Aylin hic zorluk cikarmadi. Restoran da kucagimda sakince oturdu. Biz yemegimizi yerken o da meyve puresini hüpletti . Hava 22 ekim olmasina ragmen cok cok guzeldi ve Memo yüzdü :)
Genelde surekli ben fotograf çektiğim için kızımla beraber cok fazla fotografim olmuyor. Bu gune özel  Memo bizim bol bol fotograflarimizi cekti. Vallahi cok da guzel ciktik. Kızım büyüdü de pozlar verdi






En sevdiğim fotografimiz oldu :)


19 Ekim 2015 Pazartesi

Bebek Tarhanası

İşe başlamama 2 hafta kala, yapamadıklarımı gözden geçirdim . Hazır Kaş ta havalar hala güzel gidiyorken, tarhana ve erişte yapıp, kurutmaya karar verdim.
Tarhana nın bizim ailedeki yeri bir başkadır. Annemin yaptığı tarhana sadece bir çorba değil, aynı zamanda da bir ilaçtır. Hasta olduğumuz zaman kardeşlerim ve ben, sadece annemin tarhanasını içmek isteriz. Teyzemler, halamlar da annemin tarhanasını çok severler. Önceden annem bol bol yapıyordu ama son zamanlarda, yorgunluk , iş güç derken miktarı biraz azalttı. Aylin için istesem yine yapardı, ama ben kendi kızımın ilk ek gıdalarından biri olan bu çorbayı kendi ellerimle yapmak istedim. Böyle şeylere çok önem veriyorum. Benim annemin yaptıkları ettikleri, hayatımdaki yeri nasıl özel ve anlamlıysa ben de kızım için öyle olmak istiyorum. Amaaaan bir tarhanadan nerelere geldim. Bazen bu anlam yükleme olayım bir rahatsızlık mı diye düşünüyorum ama yok değil. Sadece anılara saygım biraz fazla.
Gelelim tarhananın tarifine.... Ben deneme amaçlı ve tuzsuz yaptığım için, miktarı bayağı az tuttum. Benim vereceğim ölçüleri 3 ya da 4e katlayarak yapabilirsiniz.

Malzemeler:

1 adet soğan
1 adet rendelenmiş domates
1 adet kırmızı biber
1/4 paket yaş maya ( 10 gr.)
3/4 su bardağı yoğurt ( ben evde kendi mayaladığım yoğurdumu kullandım)
Aldığı kadar un

Yapılışı :

Kırmızı biberi yıkayıp, soyup, çekirdeklerini çıkartıyoruz. Az suda yumuşayana kadar haşlıyoruz. Domates ve soğanla birlikte rondo dan geçiriyoruz. Derince bir kaba alarak içine maya ve yoğurdu ekliyoruz. Azar azar un ekleyerek yoğurmaya başlıyoruz. Aynı ekmek mayalar gibi, çok sert olmayan bir hamur yaparak mayalanmaya bırakıyoruz.

ilk yoğurulmuş hali
1.akşamın sonundaki hali


Ertesi gün kabaran tarhana hamuruna ben 3 kaşık kadar un ekleyerek tekrar yoğurdum.

2.gün mayalanması gayet güzel oldu

3 kaşık un ekleyerek tekrar yoğurdum



Daha sonraki 2 gün un ilave etmeme gerek kalmadı. Çünkü hamur yeterli sertlikteydi. Ben 3 gün mayalandırdım. Damak tadına göre hamuru daha cıvık yaparak, daha fazla mayalandırabilirsiniz. Ancak ben bebek tarhanası yaptığım için, çok fazla ekşitmek istemedim.

3. gün un eklemden tekrar yoğurdum. mayalanmaya bıraktığımda üzerine biraz un serptim

son gün hamurda kesilmeler oldu ( parça parça bir görüntü). bu da mayalanmanın düzgün olarak gerçekleştiğinin göstergesiymiş.


3 günün sonunda, hamurdan elimle parçalar kopartarak olabildiğince ince bir tabaka şeklinde temiz bezin üzerine yaydım. Gün içinde, 3-4 saatte bir ters yüz çevirerek , 3 gün boyunca kuruttum.

tarhanalar kurumaya başladı

kurumuş tarhana parçaları


Daha sonra , 4.günün sabahında hafif kalın kalan kısımların da iyice kuruması için, parçaları ufaladım.




Bu parçalarında kuruduğuna emin olduktan sonra kuruyan tarhana hamurunu rondodan geçirdim. Benim rondom artık bayağı eskimiş. Tam olarak istediğim incelikte parçalamadı. Ben de  tarhana parçalarını kevgirden geçirerek olabildiğince incelttim.



En son olarak da toz haline getirdiğim tarhanayı tekrar temiz bez üzerine yayarak 1 gün daha kurumaya bıraktım.
Kuruyan toz tarhanayı , bez torbada ya da cam kavanozda saklayabilirsiniz.